JAPONYA: Faydalı Bilgiler


08 Haz 2018
Paylaş

Bir ülke düşünün bize göre dünyanın en doğusunda yer alan, 6.852 adet adadan oluşan, 127 milyon insanın bir arada yaşadığı, üzerinde 165 yanardağın bulunduğu, muazzam bir demiryolu ağı ile örülmüş ve yakın tarihimizde insanlığın yaşadığı en büyük trajedilerden birinden sağ çıkmayı başarmış; işte bu ülke JAPONYA.

Bu yazıda: Japonya’da vize durumu nasıl? Ne zaman ve nasıl gidilir?, Nerede kalınır? Çocukla seyahat nasıl olur?, Ne yenir?, Ülke genelinde seyahat nasıl?, 15 günde Japonya’da nereleri gezdik? ROTAmız nasıldı?, 15 günlük Japonya seyahatinin aşağı yukarı maliyeti ne olur?, ve Konaklama maliyetini nasıl düşürebilirsiniz? sorularını cevaplandırdık. 

Ne Zaman Gidilir?

Japonya’nın en güzel iki mevsimi ilkbahar ve sonbahar. İlkbahar mevsiminde yaban kiraz ağaçlarının güzeller güzeli çiçeklerini ” sakuralarını” görebilirken; sonbaharda doğanın kırmızı, turuncu, yeşil, kahverengi tonlarına şahit olabilirsiniz. Yaz aylarında oldukça sıcak ve nemli olan ülkede, kış ayları da seyahat için pek tercih edilmiyor. Aklınızda bulunsun.

Japonya’ya Sakura zamanı gittiyseniz eğer yapmanız gereken tek şey piknik örtüsünü ve atıştırmalıkları yanınıza alıp parklara gitmek olmalı. Çünkü, Japonlar baharın gelişini parklarda, bahçelerde kiraz ağacı çiçeklerinin altında karşılıyor. Biz de tüm pazar bu bahçelerde gezip bu ritüele ortak olduk ve inanılmaz keyif aldık. Kiraz ağacı çiçekleri inanılmaz güzel ama parklardaki insan seli ayrı bir güzel. Sanırım Japonya Sakura zamanı ayrı bir özel!

Hanami’ye değinmeden geçemeyeceğim. Hanami, kiraz ağaçlarının çiçek açma zamanı Japon halkının yaptığı kutlamaya verilen isim. Bu geleneğin ise yaşandığı en güzel yerlerden biri Kyoto’da Maruyama-koen (Maruyama Parkı). Burada insanlar kiraz ağaçlarının altındaki çardaklara ya da yere serilen örtülerin üstüne kurulup keyif yapabiliyor. Eğer Sakura zamanı giderseniz Japonya’ya Hanami yani kutlamalara denk geleceksiniz kesinlikle.

Japonya

Japonya’da Vize Durumu?

Japonya Türk vatandaşlarından vize talep etmiyor. Sadece şu noktaya dikkat edin: Ülkeye giriş anında 6 ay geçerli pasaport gerekli.

Nasıl Gidilir?

Türkiye’den Tokyo ve Osaka’ya doğrudan uçuşlar var, fakat bu uçuşların biletleri oldukça pahalı. Aman dikkat! Ulaşım maliyetlerini azaltmak isterseniz, size tavsiyem uçuşunuzu Kore, Çin ya da Rusya üzerinden aktarmalı olarak gerçekleştirmeniz. Türkiye’den 12 saatlik bir uçuşla adaya ulaşmak mümkün.

Japonya

Uluslararası uçuşumuzdan bir kare :) Defne bu uçuşta bol bol uyudu :)

Nerede Kalınır?

Bu sorunun cevabı için sayfalarca yazabilirim. Kısaca, Japonya’da konaklama seçenekleri açısından çok fazla seçeneğiniz olacak. Ya oldukça dar olan ve sadece saatlik olarak kiralanan kapsül otellerde, ya kapsül otellerden biraz daha geniş olan otellerde, ya tapınaklarda ya da bizim de konaklamaktan çok zevk aldığımız ryokanlarda kalabilirsiniz. Ryokanların en önemli özelliği oldukça sade döşenmiş olmaları, odaların birbirinden samandan oluşan sürgülü paravanlarla ayrılması ve futon olarak adlandırılan yer yataklarında yatma imkanı sunması.

Konaklama için bu bilgiler yetmedi mi? O zaman, konaklama için ayrıntılı blog yazımıza göz atın derim. Japonya’da konaklama hakkında her şey için tıklayın.

Hakone Konaklama

Peki Çocukla Seyahat? Çocukla Japonya’ya seyahat mi olur demeyin. Biz yaptık çok da güzel oldu :)

Japonya’da 15 aylık  olan Defne ve 6 yaşındaki Eren ile beraber seyahat ettik. Japonya, parkları, şehirleri ve dağları ile çocuklara kucağını açıyor. Bizim yaşadığımız en önemli negatif durum metro ağında asansörün hemen hemen yok denecek kadar az olmasıydı. Bu yüzden bebek arabası kullanacaksanız bu durumu dikkate almalısınız.

Genel olarak şunu söyleyebilirim: Bebekle seyahat ederken bizim en önemli kriterimiz temizlik. Japonya bu açıdan örnek bir ülke. Ben hayatımda bu kadar temiz bir ülke görmedim. Çin’i ya da herhangi bir Asya ülkesini programa almak yerine Japonya’yı öncelendirmemizin sebebi de budur.

Japonya seyahatinin ilk 2 günü Jetlag olmuş iki tonton :)

Japonya seyahatinin ilk 2 günü Jetlag olmuş iki tonton :) Gece itinayla uyanılır ve yatakta oyun oynanır :)

Ama yine de birkaç olumsuz noktayı burada paylaşmam şart:

Özellikle ilk haftanın sonunda 15 aylık Defne ile beraber yaptığımız Japonya turunda ilginç deneyimler yaşadığımızı hissetmiştim. Özellikle toplu taşıma kullandığımız için bu alanda önemli bir tecrübe sahibi olduk diyebilirim. Mesela;
Tokyo’da çok iyi bir metro ağı var ancak bu metrolardaki asansörler ne yazık ki o kadar iyi planlanmamış. Bebek arabasını sırtlanıp merdiven inip çıkmak kaçınılmaz.

Zaten şehirde bebekli anne sayısı toplam nüfus göz önünde tutulduğunda oldukça az. Bebek arabalı olanlar ise parmakla sayılabilecek kadar az. Genelde bebeklerini kanguruyla taşıyorlar. Bunda asansör faktörünün etkili olduğunu düşünüyorum. Ama ben açıkcası 12.aydan sonra kocaman çocukların kanguruya sıkıştırılmasına biraz karşıyım. Kanguru işini abartmamak gerek. Onun yerine bizim kullandığımız sistemi öneririm. Lütfen tıklayın.

Hakone’de yaptığımız otobüs yolculuğu ise tam bir faciaydı. Üniversitede öğrendiğimiz tüm Japon verimlilik sistemleri – Kanban, 5S, Just in Time-kesinlikle Japonya’nın bu bölgesinde uygulanmıyor Otobüse önden binilip otobüsten yine önden iniliyor. Çünkü otobüse inerken de otobüsten binerken de bilet göstermek şart. Otobüs ağzına kadar tıklım tıklım doluyken arkadaki yolcu inecek diye tüm yolcular önce iniyor sonra tekrar biniyor. Valizleri orta kapıdan içeri alalım diye yalvardık ancak kapıları açtıramadık. Bebek arabalarının ise otobüse muhakkak kapalı sokulması gerekiyor. Siz söyleyin verimlilik bunun neresinde?

Restoranlar o kadar dar ki bebek arabasını genelde içeri almıyorlar.

Şehirde çöp kutusu bulmak neredeyse imkansız. Herkesin çöplerini evlerinde çöpe attırma fikrine saygı duymakla beraber bebekle gezerken bazen görülecek tapınak yerine kendimi çöp kutusu ararken buldum.

Bebek bezi değiştirme konusuna ise hiç değinmiyorum. Japonya’da bu konuya çözüm bulmak konusunda oldukça yaratıcı bir seviyeye ulaştım diyebilirim.

Genelde hep park bahçe gezdiğimiz halde çok az oyun parkı gördük.

Tren yolculuklarımız bu şekilde geçti :) Herkes halinen pek bi memnundu :)

Tren yolculuklarımız bu şekilde geçti :) Herkes halinen pek bi memnundu :)

Ne Yenir?

Japon mutfağı tek kelime ile muhteşem. Öncelik tabii ki suşinin. Çiğ balık, Japonya ile eş anlamlı. Özellikle Tokyo’da bulunan Tsukiji Balık Pazarı’nda yenilen suşiler muazzam. Japonya seyahati için hazırlık yaparken Sushi kültürünü ve Sushi ustalarını atlamamıştık ve “Jiro Dreams of Sushi” belgeselini büyük bir hayranlıkla izlemiştik. “Jiro Dreams of Sushi” Tokyo Metro’sunun Ginza İstasyonunda dünyanın en iyi sushilerini yapan 85 yaşındaki Jiro Ono’nun hayatını anlatan bir belgesel film. Kendisini sushiye adamış ve 2009 yılında Michelin 3 Yıldız ödülünü kazanmış bir sushi ustasının eşsiz hikayesi. Jiro Usta’nın o küçücük restoranında Sushi yemek için aylar öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekiyor ve fiyatları dudak uçurtan cinsten tabii ki. Ama film sayesinde Japonya’da Sushi’nin direk müşteri önünde taze taze hazırladığını ve tabii ki Tokyo’nun meşhur Tsujki Balık Pazarı’nda sabahın köründe koca koca orkinoslar için yapılan açık artırma pazarlıklarının ne kadar ilginç olduğunu görmüştük. Yani demem o ki, Sushi öyle sokakta tezgahta satılan bir yemek değil, aksine Sushi Japon Yemek Sanatı’nın bir diğer adı.

Japonya

Japonya

Tsujki Balık Pazarı

Yemeklerde, ikinci sırayı ise sayısız soba çeşitleri alıyor, yani noodle’lı çorbalar

Japonya yemeklerini Defne de pek bi sevdi :)

Japonya yemeklerini Defne de pek bi sevdi :)

ve üçüncü sırada etler geliyor. Özellikle de Kobe bifteği, etlerin içinde en favorisi. Biz hepsini denedik ve şunu söylemeliyim ki çocuklar da hemen hemen bütün yemekleri yediler. Japon mutfağında özellikle de sokak lezzetlerinde bizi zorlayan, yumurtalı-deniz ürünlü yiyecekler, çiğ deniz ürünleri, pilavlı-etli kombinler vardı. Mesela Okonomiyaki :

Japonya

Ülke Genelinde Seyahat? 

Ülke genelinde birçok yeri ziyaret edecekseniz, size önerim daha ülkeye gitmeden JR Pass olarak adlandırılan biletlerden satın almanız. Çeşitli uygulamalarla gideceğiniz yerleri girerek, biletleri tek tek Japonya’da almak yerine ülkeye gitmeden JR Pass’ı almanın hesaplı olup olmadığına bakabilirsiniz. Özellikle de iki haftalık bir planınız varsa bu biletlere kesinlikle ihtiyacınız olacak. JR Pass’lar Japonya’dan temin edilmiyor. Yani seyahatiniz öncesi temin etmeniz gerek. Bu biletler sayesinde öncelikle mermi tren olarak adlandırılan shinkansenler, JR trenleri ve bazı gemiler ile ücretsiz seyahat edebilirsiniz. Mermi trenlerin bizim ölçtüğümüz en hızlı hali 331 km/sa idi.

Bu kısa bilgi yetmedi mi? O zaman ayrıntılı blog yazımıza göz atın derim. Japonya’da JR Pass almak mantıklı mı değil mi? 

Takayama'ya normal trenle gittik.Yoldaki manzara o kadar güzeldi ki...

Takayama’ya normal trenle gittik.Yoldaki manzara o kadar güzeldi ki…

15 günde Japonya’da nereleri gezdik? ROTAmız nasıldı?

İlk durak Tokyo’ya 4 gece ayırdık.

Kalabalık, renkli ve hareketli Tokyo sonrası Japonya’nın simgesi Fuji Dağı Bölgesi’ne geçtik. Burada Hakone’de bir gece kaldık. Fuji Rehberi için lütfen tıklayın.

Fuji Dağı’dan trenle eski başkent Kyoto’ya geçtik. Kyoto bizi tam kalbimizden vurdu ve bu şehre aşık olduk ❤️ Kyoto’da 3 gece kaldık ve tüm zamanımızı Kyoto’yu keşfetmek için ayırdık. Tokyo’ya göre biraz daha sakin Kyoto geleneksel Japon kültürünün daha iyi hissedilebileceği bir şehir.

Fushimi Inari-Taisha Tapınağı

Fushimi Inari-Taisha Tapınağı

Tokyo ve Kyoto duraklarının ana teması Sakura yani kiraz ağacı çiçekleriydi.

Japonya

Kyoto’dan sonra hedefte Hiroşima vardı. Önce yol üzerinde beyaz kalesiyle ünlü Himeji’yi gezdik. Himeji Rehberi için lütfen tıklayın. 

Himeji

Himeji

Sonra Hiroşima’ya ulaştık ve burada 2 gece konakladık. Bu süre zarfında atom bombasıyla kaderi değişen Hiroşima’yı anlamaya çalıştık ve 1 günümüzü de Hiroşima’ya çok yakın olan Miyajima Adası’nda geçirdik.

Miyajima Adası

Miyajima Adası

Hiroşima sonrası önümüzde birçok seçenek vardı aslında. Mesela Osaka, mesela Kobe ya da tapınaklar bölgesi Koya-san… Bizse Japonya’nın biraz daha farklı bir yüzünü keşfetmek için Japonya’nın Alpler Bölgesi’ni seçtik. Buraya, yani Takayama’ya 3 gece ayırdık. Bu süre zarfında da dağlarında yürüdük, dağ havası aldık. Shirakawa-go köyü gibi ilginç bir köyü keşfettik.

Takayama

Takayama

Japonya volkanik bir araziye kurulu ve aynı zamanda da kaplıcaları (Onsen) ile ünlü. Dağlarda Takayama Bölgesi’nde kaldığımız yerde Onsen deneyimini de yaşamış olduk.

Eve dönüş öncesinde son gecemizi yine Tokyo’da geçirdik.

Genel olarak, çizdiğimiz bu rotayla Japonya’yı anlamak adına iyi bir giriş yaptığımızı düşünüyorum. 15 gün bu rota için yeterli oldu. Eğer biraz daha zamanımız olsaydı Ada’nın kuzey bölgesini de gezmek isterdik. İnşallah o da bir sonraki sefere.

15 günlük Japonya seyahatinin aşağı yukarı maliyeti ne olur?

Konaklama, yeme-içme, şehirler arası hızlı tren Shinkansen ile yolculuk, tüm şehir içi ulaşım, müze/park/tapınak girişi gibi tüm sosyal etkinlikler için yaklaşık 3.500-4.000 doları ayırmak gerekiyor. (Bebekli bir aile için). Uluslararası uçuş hariç!!!

En önemli harcama kalemi konaklama. Bizim konaklama maliyetimiz yaklaşık 2.000 dolar.

Bir başka önemli maliyet ise Japonya’da şehirlerarası hızlı tren Shinkansen’lerle seyahat etmek. 15 günlük Shinkansen bileti kişi başı 450 dolar. Bu bilet sayesinde şehir içi metro ve otobüsleri dışında ulaşıma başka bir para ödemedik. Eğer şehirler arası yolculuklarından bazılarını otobüsle gece yolculuğu şeklinde planlarsanız o zaman bu tren biletini almak zorunda kalmazsanız. O zaman yolculukları tek tek planlayıp – bazısı tren, bazısı otobüs – ulaşımı daha ucuza getirme ihtimaliniz var. Eğer araba kiralarsanız belki ulaşım maliyetini düşürebilirsiniz. Ancak Japonya gibi çok iyi hızlı tren ağı olan ülkede 400 km’yi 2 saatte gitme şansını kaçırmış olursunuz.

Yemek maliyeti ise tabii ki çok değişken. Ama yemekleri evinizde yaptığınızda bu kalemi oldukça düşürebilirsiniz. 500-700 USD arasındaki bir tutar yemekler için yeterli olacaktır bizce.

Peki Konaklama maliyetini nasıl düşürebilirsiniz?

Öncelikle ne zaman gidildiği çok önemli. Japonya’da Sakura zamanı en yüksek sezonlardan biri. Hayliyle bu konaklama fiyatlarına yansıyor. Japonya’ya ara sezonda gitmek eminim konaklama maliyetini düşürecektir.

Sakura Zamanı

Sakura Zamanı

Deneyimlerimize dayanarak şunu söyleyebilirim ki, konaklama maliyetini düşürmek için çok ama çok erken rezervasyon şart. Booking.com.’daki birçok otel/ev ücretsiz iptal şartını sunuyor. Plan programa çok takılmadan kabaca hangi bölgeye gideceğinizi belirlediğiniz an oteli de hemen ayarlayın derim. Sonrasında daha iyi bir yer bulmak isterseniz ya da programda bir değişiklik yaparsanız o yeri iptal edip başka bir yer bulma ihtimaliniz hep var.

Özellikle Fuji Dağı Bölgesi’nde konaklama maliyeti oldukça yüksek. Ama illa ki o bölgede konaklamak gerekmiyor. Fuji Dağı’na Tokyo’dan günübirlik bir gezi planlamak mümkün. Tokyo’da konaklayıp Fuji’ye günübirlik gidip gelirseniz konaklama maliyetini kesinlikle düşürürsünüz.

Japon kültürünü yansıtan Ryokan’larda kalmak şart değil ya da hostel candır diyorsanız o zaman maliyet düşürme konusunda daha da şanslısınız demektir.

Japonya seyahatimizdeki tüm durakları ayrıntılı anlatacağımız yazılarımızı kaçırmayın derim.

Off the Road on the Track ve Gez Tat Anlat Aileleri olarak 15 günde Japonya’yı keşfe çıktık.
22.03 – 06.04.2018

2Kadın2Çocuk / Defne ve Eren Japonya Yollarında

Japonya

Yorumlar

yorum

Share

2Kadin2Cocuk