Strasbourg’dan Colmar’a Alsas Şarap Yolu Gezi Rehberi


24 Ağu 2014
Paylaş

Geçen hafta (2014 Ağustos) Fransa’nın ünlü Alsas-Loren Bölgesi’ndeki Şarap Yolu’nu keşfe çıktık ve Strasbourg’dan başlayarak 4 gün boyunca küçük, şirin köyleri keşfederek Colmar’a kadar ilerledik. Son zamanlarda yaptığımız en keyifli Avrupa tatilimiz olmayı başaran Şarap Yolu 5 duyumuza hitap etti tam anlamıyla: Rengarenk, çiçeklerle bezeli, özenerek tasarlanmış evleri, sokakları; sonsuz gibi görünen o üzüm bağları arasında uzanan yolları; pinot gris, muscat, riesling, gewürztraminer gibi lezzetli yerel şarapları; Fransız mutfağının dayanılmaz lezzetleri; bizi mis gibi makaron kokusuyla şiddetle kendisine doğru çeken pastaneleri; kulağa şiir gibi gelen Fransızca diliyle biz dört günlük turumuz sırasında mest olduk, adeta büyülendik. Bölgenin sunduğu dinginlikle ilk gün beraberimizde getirdiğimiz iş stresimizi de geride bırakmayı başardık.

Strasbourg - Petit France

Strasbourg – Petit France

Bence, bu turla ilgili en hayati bilgi takip ettiğimiz rota. Ben her tatil öncesi yaptığım gibi bu gezi öncesinde de başladım blogları okumaya. Ancak kim hangi köyleri gezmiş, hangisi güzelmiş, nasıl bir rota takip etmişler bunu anlamakta o kadar zorlandım ki. Yazıları okurken açtım önüme haritayı takip etmeye çalıştım. Ancak pek de başarılı olduğum söylenemez. Bu nedenle ben bu yazıda öncelikle rotımızı anlatacağım ki, bizden sonra gidenlere kılavuz olsun.

Rotamız: Strasbourg (A) (1 gece konaklama) – Obernai (B) (1 gece konaklama) –  Ottrot (C) üzerinden Saint Odile  – Andlau (D) – Itterswiller (E) – Dambach-la-Ville (F) – Haut Königsburg (G) – Ribeauville (H) – Kaysersberg (J) (1 gece konaklama) – Riquewihr (I) – Turckheim (K) – Colmar (L)(1 gece konaklama) – Eguisheim (M)

Alsas-Loren Şarap Yolu Rotamız

Alsas-Loren Şarap Yolu Rotamız

Rotamızı genel olarak değerlendirmem gerekirse: Bence Strasbourg ve Colmar gibi 2 güzel şehir bu gezi turuna muhakkak dahil edilmeli. Obernai ise asla es geçilmemeli.  Obernai sonrası yol üzerinde birçok irili ufaklı köy var. Bu köylerin birinde kahve molası verebilir, diğerinde şarap deneyebilir, bir sonrakinde öğlen yemeğinizi yiyebilir, bir diğerinde sadece fotoğraf çekip yola devam edebilirsiniz. Biz gezi öncesi okuduklarımızla, ama asıl şarap denemelerimiz sırasında oradaki insanlara ‘hangi köy mutlaka görülmeli?’ diye fikirlerini sorarak rotamızı belirledik. Mesela Itterswiller’i daha önce hiç duymamıştık. Andlau’da yaptığımız şarap denemesi sırasında yerin sahibi bize Itterswiller’i önerdi ki burası sonradan favorilerimiz arasına girdi.

Yol üzerinde bulunan ve şarap bölgesini tepeden gören iki yer var. Bunlardan biri Saint Odile. Burası tepeye kurulu ve muhteşem bir manzarası olan bir manastır. İnsanlar sadece manzara için oraya çıkıyor. Ama ben şunu da eklemeliyim. Oraya çıkan yol o kadar güzel ki, sadece yol için bile çıkmaya değer. İkinci yer ise Haut Könisgburg, tepeye kurulu bir kale. Burası çok turistik bir yer. Arabayı park etmek için sanırım 20 dakika bekledik. Güzel, tarihi bir kale. Ama bence görülmese de olur. Bu kaleyi görmek için harcadığımız saatleri bir köyde oturup şarap içmeye ayırabilirdik. Ama bir kere çıkınca görmeden geri dönemedik ve tabii ki çok yorulduk bu gezi sırasında.

Bir diğer nokta da, yaz ayları sanırım bu bölgeyi gezmek için en güzel zaman. Her yerde festivaller var. Ancak bunun sonucu olarak oteller dolu. Bizim ilk fikrimiz hiç otel ayarlamadan yola çıkmak nereyi beğenirsek orada kalmaktı. Ancak yaz festivalleri olduğunu fark edince otellere bir bakalım dedik. İyi ki de bakmışız. Mesela biz 3. gecemizde Ribeauville ya da Riquewihr’de kalmak istiyorduk. Ancak bu iki köyde de hiç boş otel yoktu. Bu nedenle Kaysersberg’de geceleyip ertesi gün Riquewihr’e uğradık.

Strasbourg’un kuzeyinde ve Colmar’ın güneyinde daha başka birçok köy var. Ancak bence bu bölge için 4 gün ideal ve Colmar – Strasbourg arası yeterli. Bu gezi sonrası bizim önerimiz şu yönde olacak. Bizce kuzeyden yani Strasbourg’dan başlayıp güneye inmek daha güzel. Çünkü Colmar ve çevresi (Eguisheim, Riquewihr, Ribeauville…) kuzeye göre daha çok etkiliyor insanı. Kuzeyden güneye doğru ilerledikçe vaaw!!! etkisi artıyor. Benden söylemesi. Sadece 2 gününüz varsa hiç kuzeye çıkmayıp, güneyden başlayarak sırasıyla Eguisheim, Colmar, Riquewihr, Ribeauville’yi ziyaret edilebilir, vakit artarsa Kaysersberg’e de uğrayabilirsiniz.

Türkiye’den gelenler Basel’e uçup oradan arabayla Mulhouse üzerinden Şarap Yolu’na başlamayı tercih de edebilirler. Sanırım uçak bağlantıları Basel’e daha iyi. Ya da Strasbourg’a uçabilirsiniz. Ya da Stuttgart’a uçup oradan araba kiralayıp Strasbourg’a gidilebilir. Stuttgart – Strasbourg arası arabayla yaklaşık 2 saat.

 Şarap Yolu bisikletle ya da motorsikletle seyahat etmeyi sevenler için de çok ideal. Köyler arası 7-8 km sadece. Rahatlıkla bir köyden diğerine bisikletle/ motorsikletle geçilebilir ki biz bu tatil sırasında yolda çok fazla bisikletli ve motorsikletli gruplara denk geldik.

Gelelim biz orada neler yaptık, neler yaşadık, neler içtik yedik? 

Biz Münih’ten Perşembe akşamı yola koyulduk ve 4,5 saat süren yolculuk sonrasında gece 21:30 sularında Strasbourg’a ulaştık. Şehre gelir gelmez bizi çok hoş bir süpriz karşıladı. Yaz festivali kapsamında şehrin belirli noktalarında ışık gösterileri vardı. O ünlü devasa gotik tarzı Katedralin ön duvarı gecenin karanlığında renk cümbüşüyle daha bir büyüleyiciydi.

Şehrin başka bir bölgesinde, köprü üzerinde yapılan ışık göstersinden bir kare

Şehrin başka bir bölgesinde, köprü üzerinde yapılan ışık göstersinden bir kare

Işık gösterisiyle Katedral, Strasbourg

Işık gösterisiyle Katedral, Strasbourg

Gündüz Katedral, Strasbourg

Gündüz Katedral, Strasbourg

Ertesi gün ise yağan yoğun yağmura aldırış etmeden sabahın erken saatlerinde sokaklara düştük ve hiç kimsenin olmadığı o güzelim sokaklarda bol bol fotoğraf çektik. Petit France’da adım atılmadık sokak bırakmadık.

Strasbourg

Strasbourg

Strasbourg

Strasbourg

Strasbourg

Strasbourg

Strasbourg

Strasbourg

Strasbourg

Strasbourg

Biz yaklaşık 4 sene önce 3-4 günlüğüne Strassbourg’a gelmiş ve bu güzel şehri karış karış gezmiştik. Ayrıca bu gezimizin ana teması Şarap Yolu olduğu için hiçbir tarihi bina ve kiliseye odaklanmadan öğleden sonra Obernai’ya doğru yola koyulduk.

Strassburg için tavsiyelerim: Otel için katedralin olduğu meydanı seçtik ve Hotel de Rohan’da kaldık (Çift kişilik oda kahvaltı hariç 79 Euro). Yeri o kadar merkeziydi ki biz çok rahat ettik bu açıdan. Ayrıca 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan büyük otoparka arabamızı park ettik. (12 saati yaklaşık 11 Euro). Strassburg’da Petit France bölgesindeki meydanda çok hoş bir terası olan La Corde a Linge adlı cafe ve restoranı önerebilirim. Bir tarafı cafe, diğer tarafı restoran olan bu yerin terasında hava güzelse oturup Petit France evlerine doğru keyif yapmalısınız muhakkak.

La Corde a Linge'in terasının sahip olduğu manzara

La Corde a Linge’in terasının sahip olduğu manzara

Cuma öğleden sonra Obernai kasabasına ulaştık. Bu güzel, küçük kasaba bizi daha ilk bakışta büyüledi.

Obernai

Obernai

Burada ilk şarap denememizi yapıp bölgenin şarapları hakkında oldukça detaylı bilgiler edindik ki bu bilgileri sizinle ayrıca paylaşacağım. Şarap denemesinin ilkini bir festival kapsamında küçük üreticilerin biraraya gelerek hazırladıkları standlarda gerçekleştirdik ve ilk şaraplarımızı satın aldık (Ortalama 7-8 Euro).

Bölgenin tüm üzüm çeşitleri birarada

Bölgenin tüm üzüm çeşitleri birarada

İkinci denemeyi ise 1865 yılından beri bu işle uğraşan Winzer Ailesine ait yerde yaptık. İsmi Domaine Seilly (Adres Grands Vins Fins d’Alsace 18, rue du General Gouraud 67210). Buradan alacağınız bir şaraba yaklaşık 15-20 Euro ödeyeceğiniz aklınızda bulunsun.

Obernai’da yapabileceğiniz başka bir aktivite de Schenkenberg bağ yolunu ziyaret etmek.

Schenkenberg Bağ Yolu

Schenkenberg Bağ Yolu

Schenkenberg Bağ Yolu

Schenkenberg Bağ Yolu

Şehrin içinde turistleri gezdiren küçük trenler bu bölgeye çıkıyor. (Kişi başı 7 Euro). Yürüyerek de çıkabilirsiniz. Yaklaşık 15-20 dakikalık bir yürüyüşle çok hoş bir tepeye ulaşıyorunuz. Ya da bizim gibi sabah kahvaltısı sonrası arabanızla çıkıp üzüm bağlarını dolaşıp ardından şarap yolunda ilerlemeye devam edebilirsiniz.

Tepeden Obernai manzarası

Tepeden Obernai manzarası

Obernai kasabası surlarla çevrili çok hoş, tarihi bir yer. Şehri çevreleyen surlarda gezmeden Obernai’dan ayrılmayın derim. İşte bizim çektiğimiz birkaç Obernai karesi:

Obernai

Obernai

Obernai

Obernai

Obernai için tavsiyelerim: Obernai’da Le Gouverneur otelinde kaldık. (2 kişilik oda kahvaltı hariç 88 Euro, kahvaltı kişi başı 9 Euro). Şehri çevreleyen surlara sırtını dayamış küçük bir han şeklindeki bu otelin bahçesinde kahvaltı yapmak çok keyifliydi.

Le Gouverneur Otel

Le Gouverneur Otel

Bir de bu otelin hemen karşısında bu bölgenin yerel tatları olan kekleri, makaronları satan pastaneye uğramalısınız muhakak. Zaten bu muhteşem kokunun ister istemez peşine takılıyor insan.

Obernai’da yemek için seçtiğimiz restoranı kesinlikle öneriyorum. İsmi Le Freiberg. (Adres: 46, Rue de General Gouraud 67210). Çok lezzetli yerel yemekler deneyebilirsiniz burda. Mesela bu bölgenin kendi peyniri Munsteri deneyebilirsiniz. (İki kişi akşam yemeği şarap dahil yaklaşık 50 Euro olarak düşünülebilir). Ya da başka bir restoran Les Remparts’ı öneriyorum. Burası restoran ve cafelerin bulunduğu hareketli Rue du Canal de l’Ehn üzerinde bir restoran.

Cumartesi sabahı kahvaltı sonrası erkenden düştük yollara. Önce Schenkenberg’deki üzüm bağlarına gittik. Ardından Ottrott üzerinden Sainte-Odile’e çıktık. Daha önce de dediğim gibi Manastırın kendisinden çok oraya gitmek bize çok keyif verdi. Oraya çıkan dağ yolu, içinden geçtiğimiz orman… Doğa muhteşemdi… Sadece 763 metre yüksekliğe çıksanız da o kadar açık bir manzarası var ki. Tüm şarap yolu, üzüm bağları, küçük evler önünüze adeta seriliyor.

İşte o manastırdan birkaç kare:

Yaklaşık 1-1,5 saatlik Sainte-Odile gezisi sonrası kaldığımız yerden köyleri keşfetmeye devam ettik. Hedefte Andlau vardı. Yol üzerindeki Barr’de durup fotoğraf çekmeyi ihmal etmeden Andlau’ya ulaştık.

Barr

Barr

Andlau oldukça küçük, çok sakin bir köy. Burada Jean Wach’a ait şarap mahzeninde günün ilk şarap denemesini yaptık ve güzel şaraplardan satın alıp bölgeye ait güzel tavsiyeleri de alarak yolumuza devam ettik.

Andlau

Andlau

Andlau Şarap Denemesi

Andlau Şarap Denemesi

Jean Wach'a ait şarap mahzeni

Jean Wach’a ait şarap mahzeni

Jean Wach’ın tavsiyesi üzerine Itterswiller’de mola verdik. Ancak yol üzerinde durup üzüm bağlarından üzüm kopartmayı da ihmal etmedik :))

Bu köyün en önemli özelliği üzüm bağlarına bakan çok hoş teras restoranlarının olması. Biz burada Arnold adlı restoranda mola verdik. Fransız peynirlerinden oluşan peynir tabağı ile bölgenin şaraplarıyla güzel havanın keyfini çıkarttık. Burada kesinlike mola verin derim.

Itterswiller’den birkaç kare:

Itterswiller

Itterswiller

Itterswiller

Itterswiller

Itterswiller Arnold Restoran

Itterswiller Arnold Restoran

Itterswiller Arnold Restoran

Itterswiller Arnold Restoran

Itterswiller Arnold Restroran

Itterswiller Arnold Restroran

Itterswiller sonrası Dambach-la-Ville’de kısa bir fotoğraf çekme molası verdik. Burası oldukça sakin küçük bir köy ve diğer köyler gibi oldukça şirin ve güzel.

Dambach-la-Ville

Dambach-la-Ville

Dambach-la-Ville

Dambach-la-Ville

Dambach-la-Ville

Dambach-la-Ville

Ancak programımız yoğun olduğundan çok fazla oyalanmadan Haut Königsburg’a yöneldik. İlk başta da dediğim gibi tepenin üzerine kurulu bu kale çok turistik bir yer. O kadar kalabalıktı ki arabayı park etmek için 20 dakika bekledik. Giriş ücreti kişi başı 8 Euro olan bu kaleyi rehberle gezmenizi tavsiye ederim. Ne yazık ki biz oraya gittiğimizde sırada sadece Fransızca turlar vardı. İngilizce tura yetişememiştik. Haziran-Eylül arasında her gün saat 14:00’de İngilizce turlar düzenleniyor. Böyle bir tura katılmak istiyorsanız saat ikiden önce oraya gitmeye çalışın. Ya da audio guide ile kendi başınıza da gezebilirsiniz. 12. Yüzyılda 800 metre yükseklikteki tepeye inşa edilmiş bu kalenin manzarası gerçekten çok güzel.

Haut Königsburg

Haut Königsburg

Haut Königsburg manzarası

Haut Königsburg manzarası

Haut Königsburg

Haut Königsburg

Tarihi bilgilere yer verip sizi bunaltmak istemediğimden kaldığım yerden Şarap Yolu’nu anlatmaya devam ediyorum. Sıradaki yer Ribeauville.


Buraya ulaştıktan sonra artık turist yoğunluğunu iyiden iyiye hisssetmeye başladık. Şarap Yolu’nun güneyi kuzeye göre daha turistik, daha kalabalık ama tabii ki daha etkileyici. Ribeauville sokaklarında dolaşırken karşıdaki tepede Haut Königsburg’u göreceksiniz. Benim tavsiyem günü burada tamamlamanız yönünde olacaktır. Bizim otelimiz Kaysersberg’de olduğu için biz burada bir şarap molası verip yola devam ettik. Akşam geç saatlerinde Kaysersberg’deki otelimize ulaştık. Kaysersberg dağın eteğine kurulu çok güzel bir yerleşim yeri. Eğer Ribeauville’de konaklamayı tercih ederseniz Kaysersberg’de birkaç saat mola vermenizi tavsiye ederim.

İşte Ribeauville’den birkaç kare:

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Ribeauville

Biz akşam yemeği için saat 9:00 sularında Kaysersberg sokaklarında dolaşırken öğrendik ki akşam 9:00’dan itibaren restoranlar mutfaklarını kapatıyorlarmış. Tüm restoranlara girip olumsuz yanıt alınca çaresiz atladık arabaya akşam yemeği için Colmar’a gittik. Mesafeler o kadar az ki. Hal böyle olunca bir yerden başka bir yere gitmek aslında hiç zahmetli değil. Colmar’da yemek yediğimiz restoranın ismi Le Bistrot des Copains. Katedralin hemen yakınındaki bu restoranın sanırım en güzel yönü gece 11:00’de bile yemek servisi yapması. Burada biz bölgenin ünlü Sauerkraut’unu denedik. Her yerde domuz etiyle servis yapıldığı için deneme şansımız olmamıştı. Bu restoranda balıkla servis yaptıklarını görünce ben hemen denedim. Biz uzun zamandır Münih’te yaşadığımızdan bize çok tanıdık gelen bir lezzet. Ancak Türkiye’den gelenler için ilginç bir lezzet olacağını düşünüyorum. Bence bu bölgeye gelmişken muhakkak denemelisiniz (İki kişilik akşam yemeği şarap dahil 50 Euro olarak hesaplanabilir).

Kaysersberg

Kaysersberg

Pazar günü Kaysersberg’de kısa bir gezi sonrası bölgenin belki de en ünlü köyü Riquewihr’e gittik. Burası gerçekten çok hoş, çok güzel bir köy. Oldukça hareketli, kalabalık, cıvıl cıvıl.

Riquewihr

Riquewihr

Riquewihr

Riquewihr

Riquewihr

Riquewihr

Bölgenin ünlü makaronları

Bölgenin ünlü makaronları

Bölgenin ünlü makaronları

Bölgenin ünlü makaronları

Burada 2-3 saat zaman geçirip birşeyler içmek için mola verdikten sonra öğlen yemeği için Turckheim’a yöneldik. Riquewihr’e çok yakın olan Turckheim, kalabalık, hareketli Riquewihr’in tersine oldukça sakindi. Şöyle bir etrafa bakındık ancak gözümüze güzel bir mekan çarpmayınca artık Colmar zamanıdır diyerek Colmar’a gittik.

Turckheim

Turckheim

Turckheim

Turckheim

Colmar’a bir gün önce gece yemek için gelmiş Katedralin bulunduğu bölgeyi gezmiştik. Açıkcası gece gördüğümüz Colmar ile ertesi gün bulduğumuz Colmar bambaşkaydı. Otelimiz direk Petit Venice Bölgesi’ndeydi o yüzden ilk olarak burayı gezdik. Güneşli bir günde gördüğümüz Petit Venice beni benden aldı adeta.

Petit Venice Colmar

Petit Venice Colmar

Petit Venice Colmar

Petit Venice Colmar

Petit Venice Colmar

Petit Venice Colmar

Burada isterseniz küçük bir kanal turu yapabilirsiniz. Biz kanal kıyısında şarap eşliğinde Flammkuchen keyfi yapmayı tercih ettik.

Petit Venice Colmar

Petit Venice Colmar

Şehri adım adım gezdik. Adım atılmadık sokak bırakmadık

Colmar

Colmar

Colmar

Colmar

Akşamsa kanal kıyısında Kuifhus Restoranda çok hoş bir akşam yemeği yedik ve güzel bir havada keşfettiğimiz Colmar’dan çok hoş anılarla ayrıldık ertesi gün.

Restoran Kuifhus'un manzarası

Restoran Kuifhus’un manzarası

Restoran Kuifhus - Başlangıç olarak Münster Peyniri

Restoran Kuifhus – Başlangıç olarak Münster Peyniri

Colmar için tavsiyelerim: Colmar’da Petit Venice’de Hotel Le Colombier Suites’de kaldık. Lokasyon olarak 10 üzerinden 10 verdiğimiz bu oteli kesinlikle tavsiye ederim.

Colmar'daki otelimiz

Colmar’daki otelimiz

Eğer Colmar’da şarap denemek isterseniz size önerim  Domaine Karcher & Fils (Adres: 11 rue de l’Ours). Petite Venice bölgesindeki kapalı halk pazarını gezmenizi tavsiye ederim. Ancak burası Pazar-Pazartesi günleri kapalı. Bu nedenle biz gezemedik ancak pencerelerinden içeri şöyle bir bakınca gezmesi oldukça zevkli olur gibi geldi bize. Bir de Petit Venice’de hemen kanal kıyısındaki küçük dükkandan alın peynirinizi, Bretzel’inizi (bölgenin simiti) kanal kıyısında keyif yapın derim.

Bretzel

Bretzel

Ertesi gün, Colmar’da kısa bir yürüyüş sonrası, programımızda benim adeta vurulduğum Eguisheim vardı.

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim daire şeklinde kurulmuş küçük, çok güzel bir köy. Buranın en şaşırtıcı yönü yürümeye başladığınız noktaya yaklaşık 20 dakika sonra farketmeden ulaşmanız. Her köşe başında durup fotoğraf çeken ben, bir anda ama biz buradan geçmiştik diye şaşırıp kaldım. Sokaklar iç içe daire şeklinde ilerliyor. Dairenin merkezinde ise çok güzel, küçük bir meydan var.

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Eguisheim

Burada tatilin son şarap denemesini yaptık ve aldığımız şarapları arabaya yükleyip tatilimize noktayı koyduk. Şarapları denediğimiz yer Bruno Hertz (Adres 9, place de l’Eglise). Burada, üzüm yetiştirme ve şarap üzerine eğitim alan bir öğrenci bize çok değerli bilgiler verdi…

Bruno Hertz

Bruno Hertz

Bruno Hertz

Bruno Hertz

Eguisheim bence rotanın içine muhakak dahil edilmesi gereken bir köy.

Eguisheim

Eguisheim

Biz bu kadar şarap denemişken ve bölgenin şarapları hakkında ayrıntılı bilgi edinmişken bir paragraf da bölgenin şaraplarına ayırmak istiyorum:

Alsas şarapları ismini yetiştiği bölgeden değil, üzümün cinsinden alıyor. Bu bölgede %95 beyaz şarap üretiliyor. Ben kırmızı şarabı tercih eden bir kişi olarak bu geziyle beraber artık bir beyaz şarap hayranıyım. Bölgenin 7 farklı üzümü var:

Sylvaner: İçimi oldukça rahat; hafif, ferahlatıcı bir tadı olan bu şarap özellikle deniz ürünlerinin ve balığın yanında tercih edilebilir.

Pinot Blanc: Sylvaner gibi deniz ürünlerinin ya da tavuğun yanında tercih edebilirsiniz.

Riesling: Alsas Bölgesi’ne ait şarapların kralı dersek yalan olmaz. Dünya çapında en iyi beyaz üzüm çeşidi olarak biliniyor ki bizim de favorimiz. Akşam yemeklerimizde biz hep Riesling tercih ettik.

Muscat: Meyveli aromalardan hoşlanan kişilerin seveceği bu şarap, akşam üzeri güzel havada aperatif olarak tercih ediliyor. Tatlımsı çeşitleri de var. Ayrıca Avrupa’da spargel olarak bilinen kuşkonmazın ayrılmaz tamamlayıcısı. Benim de favorilerim arasında.

Pinot Gris: Bizim Riesling’le beraber favori şarabımız. Çeşit çeşit Pinot Gris denedik. Hepsinde çok farklı aromalar keşfettik. Aroması oldukça yoğun bir üzüm çeşidi. Özellikle Grand Crus tipini tavsiye ederim. Bir şarabın Grand Crus etiketi kazanması için çok önemli 51 kriteri karşılaması gerekiyor. Bu kriterler üretim tarzının yanı sıra üzümün yetiştiği bağların konumunu ve hava şartlarını kapsıyor. Ancak şunu söyleyebilirim ki bizim gibi şarap konusunda çok fazla deneyimi olmayan damaklar bile aradaki farkı hissedebiliyor.

Pinot Noir: Bölgenin tek kırmızı üzüm türü. Biz bu şaraptan hiç denemedik. Bu nedenle tarif edemeyeceğim. Dediğim gibi bölge beyaz şaraplarıyla ünlü. Bu nedenle bizim hedefte hep beyaz şaraplar vardı.

Gewürztraminer: Çok güçlü, meyve aromalı ve tatlı bir şarap olan Gewürztraminer egzotik mutfakların oldukça iyi bir tamamlayıcısı. Baharat ve mango aramolarını bulacağınız bu şarap akşam yemeği sonrası tatlı olarak yenen peynir tabağının yanında tercih edilen bir şarap.

Buradaki bilgiler bölgenin şarapları hakkında giriş bilgileri olabilir sizin için. Eminim siz de şarap denemeleriniz sırasında bölgenin şaraplarına dair çok özel bilgiler edineceksinizdir. Şarap denemeleri sırasında yapılan sohbetler ayrı bir keyifli. Şunu söyleyebilirim ki 4 günlük Şarap Yolu gezimizin son gününde duyularımız şaraba karşı daha bir eğitimliydi ve biz bu geziden o kadar çok keyif aldık ki yeni şarap yolları keşfetmek için sabırsızlanıyoruz.

Bu kadar şarap hakkında yazdıktan sonra bu yazıda Ömer Hayyam’a yer ayırmamak olmaz:

Can bir şaraptır, insan onun destisi;
Beden bir ney gibidir, kan o neyin sesi.
Hayyam, bilir misin nedir bu ölümü varlık:
Hayal fenerinde bir ışık pırıltısı.

Ömer Hayyam

Off the Road on The Track Alsas Şarap Yolu’nu keşfettmek için iz peşindeydi…

Ağustos 2014

Yorumlar

yorum

Share

Gökçe Demirci

Yorumlar

  1. ahh masal gibi fotoğraflar. bayıldım!
    raslantıya bak biz de kurban bayramına basele uçak biletlerimizi
    aldık. colmarıda bir günümüze ekleyeceğiz kısmet olursa :)

  2. ne güzel yerler fotoları böyleyse kendisi kim bilir nasıldır

  3. Colmar benim için de gidip görülmesi gereken yerler arasındaydı. Ama gördüğüm kadarı ile oraya kadar gidip de sadece Colmar ile sınırlı kalmamak gerekiyor. Çevredeki yerlerin hepsi birbirinden güzel gözüküyor. Güzel bir gezi ve detaylı bir yazı olmuş.

  4. Anonymous diyor ki: Ekim 14, 2014 at 2:07 pm

    Bayıldım; hem seyahat notlarınıza hem köylerin o masalsı güzelliğine. Umarım en kısa zamanda yolum düşer. Sevgilerle..

  5. Merhaba, biz de Temmuz ayında 9 günlüğüne araba kiralayarak Şarap Yolu ve Almanya Romantik Yol turu yapacağız. Araştırma yaparken blogunuza rastladım ve rotanıza bayıldım. Rotamız uzun, zamanımız da kısıtlı olduğu için Strazburg-Colmar arasını Colmar (1), Obernai (1) ve Strazburg (1) gece şeklinde konaklamalı planlayabiliyoruz. Ancak yazdıklarınızı okuduğumda yetiştiremeyecekmişiz gibi geliyor:( bu durumda sürenin yeterli olup olmayacağı ve gerekirse hangi kasabalardan fedakarlık edebileceğimiz konusunda sizin de fikrinizi almak isterim. şimdiden çok teşekkürler.

    • Merhaba Betül, 9 gün hem romantik yol hem de şarap yolu için biraz az bir süre gibi. Ama güzel bir planlamayla tüm highlightları görme imkanı da yakalamak imkansız değil. Oraları görmek için temmuz ayı çok güzel bir ay. Biz çok yakın zamanda Şarap Yolu’nu ayrıntılı gezdik. Sana tavsiyem şu yönde olabilir: Strasbourg’a tam bir gün ayırın. Obernai’da gecelemeden yola devam edin. Yol üzerindeki tepede yeralan Hausburg Kales’sine çıkmayın bence. Gereksiz zaman kaybı bence orası. Strasbourg’dan sabah erken yola çıkarsanız yol üzerindeki köylerde mola vere vere aşağıya doğru gelebilirsiniz. Obernai ve Itterswiller bu yol üzerindeki favoriler. Gece ise ya Ribeauville ya da Riquewihr’de kalın bence. Bu iki yer de harika. Ribeauville ve Riquewihr kesinlikle görülmesi gereken yerler. Colmar’a yine tam bir gün ayrılmalı. Dönüş yoluna geçmeden de muhakkak Eguisheim’a gidin. Bu saydığım yerler benim favorilerim. Almanya Romantik Yol için de tavsiye gerekirse yardımcı olabilirim. Münih’te yaşadığımız için o bölgeye aşinayız. Eğer bir başka bir sorun olursa haberleşelim. Selamlar Gökçe

    • Merhaba Gökçe. Öncelikle hızlı dönüşün ve tavsiyeler için çok teşekkür ederim. Bizim ilk durağımız Colmar olacak. Tavsiyene uyarak Obernai yerine 1 gece Ribeauville ya da Riquewihr’de kalacağız. Strasbourg’dan sonra ise güzergahımızı Heidelberg – 1 gece, Rothenburg -2 gece ve Füssen -2 gece olarak planlıyoruz. Anladığım kadarıyla Rothenburg-Füssen arasında görülmesi gereken çok fazla şehir yok. Bu bölgeyle ilgili okuduğum bloglarda da hep aynı şehirlerden bahsediliyor ve farklı olan sadece bu 3 şehir gibi geliyor. O yüzden bu güzergah için de fikrini almayı çok isterim:)

    • Merhaba Betül, Heidelberg’e gitmek için niyetlensek de henüz nasip olmadı. O nedenle orası hakkında tek söyleyebileceğim çok güzel bir yer olduğunu duymak olacak. Rothenburg Ob der Tauber ise çok keyifli bir yer. Biz kışın gitmiştik, benim doğum günün vesilesiyle. Ama kesinlikle baharda/yazın tekrar gelelim diye konuşmuktuk eşimle. Baharda hava güzel olduğunda çiçeklerle bezeli olacak heryer. Bisikletle gezmek çok keyifli olur. 2 geceyi eğer 2 tam günle bağlayacaksanız bence burada dikkatli olun. Çok büyük bir şehir değil. Gezmesi bir günde bitebilecek bir yer. Füssen tabii ki en bilindik en tuistik yer. Neuschwanstein çok masalsı bir şato. Oraya gittiğinizde Alpsee’nin etrafında da yürümeyi es geçmeyin. Bence Rothenburg’dan Füssen’e doğru ilerlerken hoşunuza güzel gelen bir yerde mola verebilirsiniz. Biz öyle yapmıştık. Füssen için 2 gün planlamışsınız. Bu ne yapacağınız ile alakalı. Daha önce Münih’i görmüş müydünüz? Buraya gelip de bu güzel şehri atlamak bence olmaz. Eğer Münih’i daha önce görme şansınız olduysa size şunu söyleyebilirim. Ben Bavyera’nın doğasına aşığım. Yazın geliyorsunuz, Eğer yağmurlu bir döneme denk gelmezseniz Bavyera’nın çiçeklerle bezeli köylerinde gezmek, dağlarında keyifli bir gezinti yapmak inanın çok keyifli. Eğer benim Alpler katergorisinin altındaki yazılarıma göz atabilirsen belki hoşuna gidecek bir yer bulabilirsin. Schliersee, Tegernsee, Partnachklamm, Höllentallklamm benim favorilerim. Königsee muhteşem ama sizin olduğunuz bölgeye biraz uzak. Ki bir de o dağ manzaralı bir hütte’de (küçük bayvera tipi butik oteller) kalırsanız süper olur. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Selamlar Gökçe

    • Tekrar merhaba.bu blog ve bu bilgiler bir sonraki tatil planlarimizda da cok faydali olacak. Zaman ayirdiginiz ve bilgiler icin tekrar tesekkurler. Bizim icin de bol bol gezip anlatmaya devam edin lutfen:) sevgiler selamlar.

    • Bu yorum yazar tarafından silindi.

  6. […] karakteristiği konusunda şu blogun en alt kısmında oldukça faydalı şeyler […]