İZLANDA: Yeme – İçme Tüyoları


10 Kas 2017
Paylaş

26.10.2017 – 06.11.2017 İZLANDA – İZLANDA’da YEME – İÇME

Bu zamana kadar hazırladığım en kolay yeme-içme rehberi İzlanda için oldu. İzlanda, 11 günlük yolculuk boyunca hiç cafeye oturup da bir kahve içmediğimiz, restorana gidip de yemek yemediğimiz tek ülke olarak tarihe geçti. Peki neden böyle diye sorarsanız? İşte cevabı:

İzlanda’nın doğal güzelliklerini keşfetmek isteyen gezginler olarak sizler seyahatinizi başkent Reykjavik ile sınırlı tutmayacaksınız eminim. İşte o zaman arabayla yollara düşmeniz gerekecek. Bu yolculuklar sırasında ise saatlerce yol alıp yol kenarında bir tane bile cafe-restorana denk gelmeyeceksiniz buna hazırlıklı olun. İzlanda seyahatimiz öncesi İzlanda’nın pahalılığı konusunda o kadar kişi dert yanmış, her blogda karşımıza o kadar çok yazı çıkmıştı ki. Seyahat bütçesini belirlerken ellerimiz titremişti o yüzden. Ama İzlanda’da bambaşka bir deneyim yaşadık. Yolculuğumuz sırasında bazen öyle anlar oldu ki ‘’parası ne olursa olsun sıcak bir yer olsa da bir kahve içsek ya da şu manzaraya karşı ne güzel olurdu bir şeyler içmek‘’ diye içimizden geçirdik. Ama YOK. Böyle bir yer hiç yok. O yüzden para harcayacağınız bir yer de yok.

O zaman ne yapmak gerekiyor? 

Öncelikle yanınıza termos almayı unutmayın ki sabah çıkmadan termosunuza çayınızı/kahvenizi koyup gittiğiniz yerlerde çay/kahve keyfi yapabilesiniz. Kaldığımız evlerin hemen hemen hepsinde poşet çay ve kahve (ve kahve makinesi) vardı. Ancak yanınıza biraz poşet çay almanızda fayda var.

Konaklayacağınız yere ulaşmadan önce muhakkak yerleşim olan yerlere gidip marketlerden alış-veriş yapın ve akşam yemeğinizi kendiniz pişirin, kahvaltınızı kendiniz hazırlayın. Bunu yapabilmek için de konaklamada mutfaklı yerler seçin. Genel olarak mutfaklarda ocak, fırın, mikrodalga, tost makinesi, su ısıtma cihazı ve kahve makinesi var.

İzlanda’da somon balığı oldukça yaygın. Dondurulmuş olarak satılıyor. Kilosu yaklaşık 25 Euro civarında. Kaldığımız her evde fırın vardı ve fırında çok lezzetli somonlar pişirdik.

İzlanda’da ayrıca kuzu eti çok yaygın. Kilosu 15-20 Euro civarı. Evde çok lezzetli kuzu kavurma yaptığımızı söylemeden geçemeyeceğim.

İzlanda’da bol bol yediğimiz meyve ise İzlanda’da yetişen yaban mersini. Yaban mersinli yoğurtlara da denk geleceksiniz. Her yerde reklamı vardı ve biz de dayanamayıp denedik.

İzlanda için küçük bir yeme-içme hazırlığı yapmıştık. Bu hazırlık market bulamadığımız ya da markete girecek zaman bulamadığımız anlarda hızır gibi yetişti. Örneğin yanımıza tarhana, erişte, ton balığı gibi gıdalar almıştık. Bol bol tarhana çorbası içtik ve erişte yedik.

Hiç mi dışarda yemedik? 2. gecemizde Snaefell Yarımadası’nda kaldığımız otelin restoranında yedik. Çünkü 10. evlilik yıldönümü yemeğimizdi. Kaldığımız oteli o nedenle özel seçmiştik ve otelin restoranı hakkında çooook güzel yorumlar vardı. Bir şef restoranı seviyesindeydi yemekler. Kuzu ve balıktan yana kullandık tercihimizi. Gayet iyiydi. Fiyatlar ise porsiyonu 40-45 Euro civarıydı. Otelin ismi: Fosshotel Hellnar Otel için tıklayın. 

Bunun dışında bir kere de kaldığımız başka bir otelde yemek yedik. Kendi çiftliklerindeki kuzular olduğu için kuzu eti tercih ettik. Ancak pek memnun kalmadık. Porsiyonu yaklaşık 25Euro civarıydı. Otelin ismi: Guesthouse Nypugardar Otel için tıklayın. 

Bunların dışında kendin pişir kendin ye usulüyle İzlanda’da karnımızı doyurduk. İzlanda seyahatinizi bu şekilde planlarsanız siz de yeme-içme konusunda zorluk çekmezsiniz.

Off the Road on the Track İzlanda’yı Keşfetti
26.10.2017 – 06.11.2017

İzlanda Yeme-İçme

Yorumlar

yorum

Share

Gökçe Demirci